Zerdeçallı Patlıcan

Zerdeçal Hint mutfağında yaygınca kullanılan baharatlardan birisidir. İçindeki curcimin isimli etken madde sayesinde yüksek anti-enflamatuar ve anti oksidan özelliği bulunuyor. Düzenli zerdeçal tüketiminin birçok kanser, kalp-damar  hastalığı ve Alzheimer riskini azalttığı bilimsel çalışmalarca birçok kez gösterilmiş durumda. Yani zerdeçal beslenmemize dahil etmemiz gereken, süper bir baharat :) Zerdeçalın içindeki aktif madde olan curcumin’in yağda çözündüğünü ve karabiberle birlikte tüketildiği takdirde vücuttaki aktivitesinin arttığını da unutmamak gerek.

Ben yapımı uzun sürmeyen, az malzemeli basit ama lezzetli ve düşük kalorili tarifleri seven biri olarak  birkaç senedir bu zerdeçallı patlıcan tarifimi severek yapıyorum. Geçen gün hazır yaz, patlıcan mevsimi, ben bu tarifi niye paylaşmadım diye düşünüyordum ki bir bakmışız buradayız :)

 

Duygusal Yeme: 5 Adımda Kendinizi, 4 Adımda Çevrenizi Değiştirin

Bu yazı konuk yazar Uzm. Psk. Kardelen Ergin işbirliği ile yazılmıştır.

 

Duygusal yeme, aç olmadığınız halde içinizden gelen yeme isteğidir, beslenme ile ilgili değildir, psikolojiktir. Bu his duygularınızı çözümlemek için yemek yeme yoluna gitmeyi öğrendiğiniz için gelir, çünkü bir şeyler yemenin sakinleştirici etkisi vardır. Eğer duygusal yemeyi durdurmak istiyorsanız, aşağıdaki adımları uygulayabilirsiniz. Zamanla hem duygusal yeme isteğiniz azalacak hem de adımları uygulamadaki başarınız artacaktır.

 

Nohutlu Ispanak Salatası

 

Kurubaklagiller, düşük glisemik indeksli olmaları sayesinde kaliteli ve doyurucu karbonhidrat kaynaklarıdır. Salatalarınıza kurubaklagil ekleyerek salatanızı lezzetli, doyurucu ve besleyici tam bir öğün haline getirebilirsiniz.

Ben peyniri kurubaklagillerle çok yakıştırıyor ve çoğu kurubaklagilli salatama peynir ekliyorum. Umarım siz de bu tarifi benim kadar seversiniz :)

 

Soru Cevap – Haziran 2016

soruss-3Birkaç ay aradan sonra soru – cevap postları geri döndü! :) Bu ay Instagram üzerinden gelen sorularınızın cevapları aşağıda. İyi okumalar!

 

1) Besinleri ezince, örneğin patatesi püre haline getirince glisemik indeksi artıyorsa, besinleri çiğnemenin önerilmesi ne derece mantıklı?

Yiyecekleri bir tek glisemik indeksine göre değerlendirmek doğru değildir. Yediğinizi daha çok çiğnemeniz tokluk hissinizi pekiştirdiği için önerilmektedir, bu da öğünden daha fazla tatmin olmanıza ve daha az yiyecek tüketmenize neden olacağı için doğru bir öneridir.

 

2) Kilo koruma diyeti nasıl yapılır? Neler yenmeki, nasıl sporlar yapılmalı bu süreçte?

Belli bir süre kilo verdikten sonra kilonuzu korumak için yediklerinizin enerji miktarını dolayısıyla da miktarını arttırmalısınız ki kilonuzu koruyasınız. Kilo verme ya da korumada, dilediğiniz her şeyi yiyebilirsiniz. Önemli olan günlük besin ve kalori ihtiyacınız ve tükettiğiniz miktarlardır.

 

Sebze Tüketiminizi Arttırmak İçin 4 Neden

 

İster kilo vermek isteyin, ister sağlığınızı korumak işte size sebze tüketiminizi arttırmanız için 4 neden:

 

1) Düşük kalorilidirler.

Sebzelerin kalori yoğunlukları oldukça düşüktür. Yani büyük hacimde az kalori içerirler, bu özellikleri “doyana kadar” yiyebilmenizi sağlar. Kilo vermek isteyen kişilerin tabaklarındaki pilav, makarna vb şeyleri sebzelerle değiştirmesi kişinin farkında olmadan tükettiği kalori miktarını azaltmasına ve kilo vermesine neden olacaktır.

 

5 Adımda Şeker Tüketiminizi Azaltın

haribo

Öğrendik ki şeker zararlı ve tükettiğimiz şeker miktarını azaltmak istiyoruz. Peki ya nereden başlamalıyız?

Şeker tüketiminizi azaltmak için izleyebileceğiniz 5 kolay adım aşağıda :)

 

1) Kahvaltılık gevreklere elveda:

Kahvaltılık gevrekler, tam tahıllı olsa bile, yoğun miktarda eklenti şeker ve karbonhidrat içerir. Bu içerik kan şekerinizin hızlıca yükselmesine ve düşmesine neden olur ve sizi kolayca acıktırır. Şeker tüketiminizi azaltırken, kahvaltılık gevrek yerine şeker eklentisiz müsli ya da yulaf ezmesi ve meyve tüketebilirsiniz.

 

Ev Yapımı Müsli

musliii

Eklenti şekersiz en güzel kahvaltı seçeneklerinden biri müsli, süt ya da yoğurtla oldukça doyurucu bir kahvaltı oluyor. Fakat marketlerde satılan şeker eklentisiz müslilerin fiyatlarından dolayı bu ürünlere bazen eller uzanmayabiliyor. Bu duruma da bir çare buldum tabii ki, her şeyi evde yapıyoruz müslimizi niye evde yapmayalım değil mi? :)

 

Şeker

Son zamanların popüler başlığı “ŞEKER”

“Şekersiz”, “şeker eklentisiz”, “meyve şekeri eklenmiş” gibi terimler raflardaki ürünleri süslüyor. Şekerin sağlık için çok da iyi olmadığı ve tükettiğimiz şekeri azaltmamız gerektiği artık bilinen bir gerçek. “Niye şeker tüketimini azaltmalıyız , ne gibi zararları var, şeker nedir, hangi tür şekerleri azaltmalıyız?”… gelin soruların cevaplarına birlikte bakalım.

Konuyu iyi anlayabilmek için, ilk olarak karbonhidratları yakından incelememiz gerekiyor. Önceki yazımda anlattığım gibi karbonhidratlar sindirildiğinde glikoz, fruktoz ve galaktoz isimli basit şekerlere dönüşür. Fakat zararlarından bahsedilen “şeker”ler bunlar değildir.

Sağlık için çok da iyi olmadığı kabul edilmiş şeker “eklenti şeker”lerdir, yani yiyeceklere işlenme, üretim sırasında sonradan eklenen şekerler.