Çikolatalı Atıştırmalık Bademler

badem1

Kuruyemişler atıştırmalık olarak güzel bir tercih fakat bazen insanın canı işe biraz renk katmak isteyebiliyor. İşte karşınızda bugüne kadar görüp görebileceğiniz en basit tarif :)

 

Malzemeler:

Çiğ badem

%70 bitter çikolata

 

Yapılış:

1) Bitter çikolatayı benmari usulü eritin.

2) Bademlerin dilediğiniz şekilde bitter çikolataya bandırın.

3) Yağlı kağıdın üstüne koyarak çikolatanın donmasını bekleyin.

Afiyet olsun! :)

Hareket ve Enerji

sebzeli 5Her yerde “yağ yakmak” terimi kullanılıyor. “Yağ yakan egzersiz planı”, “yağ yakan salata”, “yağ yakan karışım” diye liste uzayıp gidiyor… Bugün yağ yakmanın fizyolojik kısmını ele alacağım ve sizlere doğru bilinen yanlışları açıklamaya çalışacağım. Öncelikle vücudumuzun yakıtları olan yiyecek gruplarını biraz tanımakta yarar var…

“Makrobesinler” olarak adlandırılan “karbonhidrat”, “yağ” ve “proteinler” vücudumuzun yakıtlarıdır. Her tür yiyecek bize bu makrobesinleri verir ve biz bu makrobesinleri enerjiye çevirerek hayatta kalmak için, yaptığımız günlük aktiviteler ve çeşitli egzersizler için kullanırız.

Hangi makrobesinin enerjiye çevirileceği konusu (karbonhidratlar mı, yağlar mı) çok önemlidir, aslında işin kilit noktası budur. Hangi makrobesinin ilk olarak enerjiye çevrileceği ise yapılan aktivitenin yoğunluğuna, süresine ve kişinin fiziksel aktivite geçmişine bağlıdır.

Karbonhidrat:

Karbonhidratlar, vücuda hızlı ve kolay enerji sağlarlar.

Okumaya devam et…

Mercimekli Kış Salatası

mercimek1

Mart ayının gelmesiyle baharın peşinden koşar olsak da, malesef atalarımızın da dediği gibi mart kapıdan baktırıyor, kazma kürek yaktırıyor. Kış hala devam ediyorken mercimekli kış salatamı paylaşmadan olmaz dedim :) Bir kaç sene önce yapmaya başladığım bu salatanın adını “Kış Salatası” koymuştum fakat bu lezzetli salata aslında bahara ve yaza da çok uygun. Oldukça hafif, ılık yada soğuk servis edilebilir.

Mercimek içerdiği yüksek lif oranıyla kan şekerini dengeler, vücuda yavaş emilen kaliteli karbonhidrat sağlar. Baklagil familyasının en çok protein içeren üyelerindendir mercimek, bu nedenle de vegan ve vejeteryanlar için iyi bir tercihtir. Mercimek demir, fosfor ve B1 vitamini gibi bir çok mikrobesin açısından da zengindir.

Yemeğin yanında yenebileceği gibi kendi başına bir ana yemek de olabilir bu salata. Ben çok severek yapıyorum, umarım siz de seversiniz :)

Okumaya devam et…

Antioksidanlar ve Serbest Radikaller

sebzeli 4Gün geçmiyor yeni bir besinin kanserden koruyucu özelliği ve sağlığa yararları gazetelere manşet oluyor. Besinler nasıl oluyor da bizi kanserden koruyabiliyor diye hiç düşündünüz mü?

Bu yazımı son zamanlarda adı çokça duyulan radikallere ve antioksidanlara ayırmaya karar verdim. Özellikle de antioksidanlar, besinlerde, kremlerde, vitaminlerde her yerde. Peki nedir bunlar? Birlikte bir göz atalım…

“Serbest radikaller” fazla ya da eksik elektronu olan moleküller olup yüksek enerjiye sahiptirler (1). Sağa sola saldırıp enerjisini atmaya çalışan yaramaz çocuklara benzerler.

“Serbest radikaller” hücre içinde, mitokondiride şekerlerin ve yağ asitlerinin sindirilmesi sonucu yan ürün olarak ortaya çıkar. Bu normal bir işlemdir. Ne kadar sağlıklı olursanız olun vücuttaki serbest radikal oluşumunu engelleyemezsiniz. Nefes aldığınız her saniye vücutta belli bir oranda radikal oluşmaktadır. Bu oranı sigaradan, hava kirliliğinden, stresten, radyasyondan uzak durarak, alkolü abartmayarak minimum düzeyde tutabilirsiniz.

Okumaya devam et…

Besinler

sebzeli 3

(Bu yazıyı, basitleştirilmiş bilimsel bir dilde, konumuzun ana hatlarına giriş niteliğinde yazdım. Okurken biraz fazla biyokimya gibi gelebilir fakat ileride daha geniş ele alacağımız konulara bir kaynak niteliğinde olacağı için bu yazının işinize yarayacağını düşünüyorum.)

Tüm yediğimiz besinler temelde birkaç grup yapı taşından oluşur. Bu yapı taşları iki ana gruba ayrılır; makrobesinler ve mikrobesinler.

Makrobesinleri mikrobesinlerden ayıran özellik enerji değerlerine sahip olmalarıdır. Yani, bize günlük aktivitelerimizi gerçekleştirebilmemiz için gerekli olan enerjiyi verirler.

Mikrobesinler ise vücudumuzun sağlıklı bir şekilde işlemesi için gerekli olan yardımcı maddelerdir.

Bu iki grup vücutta; büyüme, dokuların tamiri ve vücudun sağlıklı bir şekilde işlemesinde etkin olarak kullanılmaktadır.

Makrobesinler karbon, hidrojen, oksijen, azot, fosfor ve sülfür elementlerinden oluşur ve 4 gruba ayrılır: Karbonhidrat, protein, yağ ve alkol.

Okumaya devam et…

Enerji: Hayatta kalmak; Kilo almak, kilo vermek

sebzeli2 İşin en temelinden başlarsak; bildiğiniz üzere hayatta kalmak için enerjiye ihtiyacımız var, yiyecek ve içecekler ise bizim birincil enerji kaynağımız. Sadece vücudumuzun işleyebilmesi için bile günlük olarak ciddi bir miktarda enerji tüketiyoruz.

Yiyecek ve içeceklerdeki enerjinin birimi kalori (kcal)dir ve laboratuvarlarda bomb calorimeter isimli bir sistemle, yiyeceğin yakılması sonucu ortaya çıkan ısı enerjisi olarak ölçülür.

Bir kişinin hiçbir aktivite yapmadan hayatta kalması için gereken enerjiye bazal metabolizma (BMR) denir. Bazal metabolizma hızı çeşitli formüllerle hesaplanır. Günümüzde kullanılan bir çok formül vardır ve bunlardan en yaygınları Henry, Schofield, Harris-Benedict’tir. Bu formüllerde yaş, boy, kilo, yağ oranı gibi ölçümler kullanılır ve bazal metabolizma hızınız hesaplanır. Formülden formüle sonuçlar %10 civarı farklılık gösterir fakat bu farklılıklar gözardı edilebilecek düzeydedir.

Bazal metabolizma hesaplaması sonucu elde ettiğiniz sayı direkt olarak günlük enerji ihtiyacınıza eşit değildir. Başta sindirim sistemi olmak üzere vücudunuzun bazı eylemleri yapması için ve bunun dışında da sıradan günlük hayat aktivitelerini gerçekleştirmek için bir miktar daha enerjiye ihtiyacımız vardır.

Okumaya devam et…

Bu işler nasıl yürüyor?

sebzeli 1

Yazı dizime her şeyden önce beslenmenin bir bilim olduğunu hatırlatarak başlamakta yarar var. Bilim adamları laboratuvarlarda bir şeyler buluyor, çokça tekrarlanan deneyler sonucu bu bilgiler doğru kabul ediliyor. Bir süre geçtikten sonra bu bilgiler akademik ders kitaplarına giriyor. Sonrasında beslenme uzmanları, diyetisyenler ve doktorlar bu bilgileri öğreniyor, uyguluyor.

Ancak, bir bilginin laboratuvardan çıkıp günlük hayatta kullanılmaya başlaması oldukça uzun sürüyor. Araştırmalara göre bu süre ortalama 17 yıl (1). İnsan ömrünün neredeyse dörtte biri.

Örneğin elma yemenin kolesterolünüzü düşürdüğünü bilim adamlarının bulması ve beslenme uzmanının/doktorun size kolesterolünüzü düşürmek için günde bir elma yemenizi önermesi arasındaki zaman tam 17 yıl. Bu noktada, aradaki 17 yıllık süreyi kazanmak için bilimsel araştırmaları ne kadar yakından takip etmek gerektiği ortaya çıkıyor. Özellikle beslenme biliminin hız kesmeyen bir şekilde geliştiği, her yıl yepyeni şeylerin keşfedildiği bir dönemde.

Bilimi bu kadar yakından takip edebilmenin yolu ders kitaplarının ötesinde saygın bilimsel dergileri ve makaleleri takip etmekten geçiyor. Çünkü daha önce de belirttiğim gibi bilimin kitaba dönüşmesi bir hayli zaman alıyor. Bu bilimsel kaynaklara ulaşmanın yolunun iyi derecede yabancı dil, özellikle de ingilizce, bilmekten geçtiğini de eklemekte yarar var.

Okumaya devam et…

Merhaba!

6 No tags Permalink 3

bu bir1

 

İyi Beslen İyi Hisset’e hoşgeldiniz! Adım Ceren Yavuz, beslenme uzmanıyım. Özgeçmişimi merak ediyorsanız buraya tıklayabilirsiniz. Bundan böyle iyi beslenmeniz için size kaynak ve motivasyon olmak için bu siteyi yaratmaya karar verdim. Peki niye böyle bir web sitesi yapmak istedim?

Aslında beslenme dendiğinde hemen akla kalori, diyet, diyetisyen ve kilo verme çabaları geliyor. Fakat işin gerçeği şu; beslenme bunlardan çok daha fazlası. Beslenme aslında bir bilim ve ağzımıza koyduğumuz her gıda hayatımızda tahmin ettiğimizden çok daha etkili.

Örneğin; şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp krizi, kanser gibi hastalıkların tamamen beslenme ve hayat tarzıyla alakalı olduğunu söylesem şaşırır mısınız? Amacımız kilo almak ya da vermek olmadığında beslenmemize maalesef çok da dikkat etmiyoruz. Birçok hastalık çok net semptomlar vermediği için de beslenmenin oynadığı büyük rol kolayca göz ardı edilebiliyor. Fakat yediklerimiz, sağlığımız ve hayat kalitemiz üzerinde oldukça etkili. Sağlıklı uzun bir yaşamın formülü doğru beslenmeden geçiyor.

Okumaya devam et…