Bu işler nasıl yürüyor?

sebzeli 1

Yazı dizime her şeyden önce beslenmenin bir bilim olduğunu hatırlatarak başlamakta yarar var. Bilim adamları laboratuvarlarda bir şeyler buluyor, çokça tekrarlanan deneyler sonucu bu bilgiler doğru kabul ediliyor. Bir süre geçtikten sonra bu bilgiler akademik ders kitaplarına giriyor. Sonrasında beslenme uzmanları, diyetisyenler ve doktorlar bu bilgileri öğreniyor, uyguluyor.

Ancak, bir bilginin laboratuvardan çıkıp günlük hayatta kullanılmaya başlaması oldukça uzun sürüyor. Araştırmalara göre bu süre ortalama 17 yıl (1). İnsan ömrünün neredeyse dörtte biri.

Örneğin elma yemenin kolesterolünüzü düşürdüğünü bilim adamlarının bulması ve beslenme uzmanının/doktorun size kolesterolünüzü düşürmek için günde bir elma yemenizi önermesi arasındaki zaman tam 17 yıl. Bu noktada, aradaki 17 yıllık süreyi kazanmak için bilimsel araştırmaları ne kadar yakından takip etmek gerektiği ortaya çıkıyor. Özellikle beslenme biliminin hız kesmeyen bir şekilde geliştiği, her yıl yepyeni şeylerin keşfedildiği bir dönemde.

Bilimi bu kadar yakından takip edebilmenin yolu ders kitaplarının ötesinde saygın bilimsel dergileri ve makaleleri takip etmekten geçiyor. Çünkü daha önce de belirttiğim gibi bilimin kitaba dönüşmesi bir hayli zaman alıyor. Bu bilimsel kaynaklara ulaşmanın yolunun iyi derecede yabancı dil, özellikle de ingilizce, bilmekten geçtiğini de eklemekte yarar var.

Ancak ülkemizde beslenme konusunda bilirkişi kabul edilen diyetisyenlerin, çoğu zaman bilimi bu kadar yakından takip edecek donanımda (özellikle de dil konusunda) ve ders kitaplarının dışına çıkabilecek açık görüşlülükte olduklarını maalesef düşünmüyorum. Tıp doktorları ise, bırakın bilimsel makaleleri takip etmeyi, üniversitede bile beslenmeyle ilgili yeterli eğitimi almıyor (2). Bu yüzden beslenme bilimindeki yeniliklerin öğretilmesini ve uygulanmasını doktorlardan da bekleyemiyoruz.

Bilirkişi olarak kabul edilen kişilerin birbirinden farklı yorumları sebebiyle insanlar kime inanacağını, neyi doğru kabul edeceğini bilemiyor. Bunun en büyük nedeninin, üniversiteden 10 yıl önce mezun olmuş bir diyetisyenin, okul bittikten sonra kendini çok da güncel tutamaması olduğunu düşünüyorum. Dikkatinizi çekmek isterim ki üniversiteden aşağı yukarı 10 yıl önce mezun olmuş dedim, 20 ya da 30 değil. Beslenme bilimi inanılmaz bir hızla gelişen ve değişen bir bilim dalı. 10 sene önce doğru bilinenler bugün yanlış kabul edilebiliyor. Örnek mi istiyorsunuz? En bilinen örnek tabii ki “yumurta”… 10 yıl önce yumurta yemenin kolesterolu yükselttiği ve kalp hastalığı riskini arttırdığı söylenir ve insanlara günde 1 tane yumurtadan fazlasının yenmemesi tavsiye edilirdi. Bugün yumurtanın masum olduğu ve gönül rahatlığıyla günde birkaç adet yenilebileceği kanıtlanmış durumda.

Akademik anlamda bu işin eğitimini almış kişiler bile güncel bilgiyi çoğu zaman takip edemezken, beslenme konusunda eğitimi olmayan toplumun kafa karışıklığı çok normal. Beslenme konusunda temel bir eğitime sahip olduğunuzda ise bu kafa karışıklığının büyük ölçüde azalacağına inanıyorum.

Laboratuvar çalışmaşarında bulunan bilim adamı kategorisinde olmam, sonrasında beslenme konusunda uzmanlığım, yabancı dile hakimiyetim sebebiyle güncel beslenme bilimini yakından takip edebiliyorum ve sizleri de bu yeniliklerden haberdar etmek istiyorum. Yazı dizimin bu ilk bölümünde sizlere sistemin nasıl işlediğini biraz olsun anlatmakla beraber beslenme konusunda temel eğitime de bir giriş yaptım. Beraberce daha bilinçli, daha sağlıklı, daha fit ve daha kaliteli günlere!

 

Referanslar

1) Morris Z, Wooding S, Grant J. The answer is 17 years, what is the question: understanding time lags in translational research. Journal of Royal Society of Medicine 2011;104:510-520.

2) Daghigh F, Vettori D, Harris J. Nutrition in Medical Education. Topics in Clinical Nutrition 2011;26:147-157.

6 Yorum
  • savascaglar
    Nisan 1, 2015

    Yeni keşfettim ama çok mutluyum. Ayrıca blog / site’de yer alan Türkçe yazımı benim için çok önemli çünkü yazım ya da anlatım hatalarına takılmaktan bazen okuyamıyorum bazı siteleri..Kız kardeşim de bir diyetisyen adayı umarım bu yolda hep araştırarak bir yol çizer kendine. Sevgiler

  • Erkoç Dalaman
    Mayıs 4, 2015

    Ceren Hanım, okunması kolay bir dil tercih etmeniz, güncel perspektifte konuları işlemeniz takdire şayan..Naçizane çok beğenerek takip edip her tanıdığıma tavsiye ediyorum sayfanızı..Tebrikler..

  • Burcu
    Haziran 25, 2015

    Harika bir yazı, ne kadar özenle ve alıntılara dikkat edilerek yazılmış. Ne diyim, Turkiyedeki diyetisyen ler de yazılarınızı takip etsin bence, sizden öğrenecekleri çok şey var..

  • ipek
    Kasım 19, 2015

    Kullandığınız dil, akıcı ve anlaşılır anlatım ile her yazınız ayrı bir derya biz öğrenmek isteyenler için.
    Vakit ayırdığınız, emek harcadığınız için teşekkürler.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir