Öğünler

sebzeli on

Temel beslenme bilgilerinden oluşan yazı dizimin son kısmında, kafaları en çok karıştıran konu olan “öğünler”e değinmek istedim. Kimi diyor 6 öğün yemeden olmaz, kimi diyor 2 öğün en iyisi…

Günde kaç öğün yemeli?.. Maalesef beslenme biliminde her sorunun cevabı içeriğe göre değişebiliyor. Bu soru da onlardan bir tanesi.

Öncelikle göz önünde bulundurulması gereken faktör, bunu soran kişinin amacı.

Amacınız kilo vermek mi, yağ kaybetmek mi, kas kazanmak mı, sağlıklı ve uzun bir ömür yaşamak mı, performansınızı arttırmak mı, insülin direnciniz mi, var ya da hipogliseminiz mi? Vereceğiniz cevaba göre sizin için ideal öğün sayısı değişiklik gösterir.

Genel olarak sık sık ufak öğünlerle beslenmenin metabolizmayı hızlandıracağına ve kilo vermeyi kolaylaştıracağına inanılır.

Yemek yemek metabolizmayı hızlandırmaktadır. Yemek yedikten sonra, vücudunuz yediğiniz yemeği sindirmek için enerji harcar ve buna “termik etki” denir.

Okumaya devam et…

Nasıl Bu Hale Geldik?

sebzeli yedi-2Beslenmenin şu an geldiği noktayı anlamak, beslenme adına geçmişte neler olduğunu ve günümüze nasıl gelindiğini görebilmek için “beslenme tarihi”ne göz atmakta yarar var, diye düşünüyorum.

Amerika, bilim alanında, birçok   ülkeye, dolayısıyla da ülkemize örnek olmuştur. “Beslenme” konusunda da bu değişmemiş, tüm dünyaya örnek olmaktadır. Aslında her şey 1950’lerde başlıyor… O zamanlar ABD’de en çok ölüme yol açan hastalık kalp kriziydi. 1950’lerde Devlet Başkanı Eisenhover’ın da kalp krizi geçirmesiyle tüm bilim adamları çalışmalarını bu alana yoğunlaştırdı.

Binlerce bilim adamı arasından bir tanesi sivrildi. Ancel Keys isimli bir biyolog, kalp hastalıklarının nedenini beslenme yoluyla alınan fazla yağ olarak gösterdi.

Ancel Keys kandaki fazla kolesterolün, kalp hastalıklarının ana nedeni olduğunu iddia etti. Beslenme yoluyla alınan yağların kandaki kolesterol ile bağlantılı olduğu için Keys, beslenme yoluyla alınan yağ ile kalp hastalığı bağlantısını araştırmaya karar verdi.

Yani birbirinden bağımsız iki doğru vardı ve bu iki doğru birbiriyle bağlanmaya çalışıldı.

Okumaya devam et…

Besinler

sebzeli 3

(Bu yazıyı, basitleştirilmiş bilimsel bir dilde, konumuzun ana hatlarına giriş niteliğinde yazdım. Okurken biraz fazla biyokimya gibi gelebilir fakat ileride daha geniş ele alacağımız konulara bir kaynak niteliğinde olacağı için bu yazının işinize yarayacağını düşünüyorum.)

Tüm yediğimiz besinler temelde birkaç grup yapı taşından oluşur. Bu yapı taşları iki ana gruba ayrılır; makrobesinler ve mikrobesinler.

Makrobesinleri mikrobesinlerden ayıran özellik enerji değerlerine sahip olmalarıdır. Yani, bize günlük aktivitelerimizi gerçekleştirebilmemiz için gerekli olan enerjiyi verirler.

Mikrobesinler ise vücudumuzun sağlıklı bir şekilde işlemesi için gerekli olan yardımcı maddelerdir.

Bu iki grup vücutta; büyüme, dokuların tamiri ve vücudun sağlıklı bir şekilde işlemesinde etkin olarak kullanılmaktadır.

Makrobesinler karbon, hidrojen, oksijen, azot, fosfor ve sülfür elementlerinden oluşur ve 4 gruba ayrılır: Karbonhidrat, protein, yağ ve alkol.

Okumaya devam et…