Şeker

Son zamanların popüler başlığı “ŞEKER”

“Şekersiz”, “şeker eklentisiz”, “meyve şekeri eklenmiş” gibi terimler raflardaki ürünleri süslüyor. Şekerin sağlık için çok da iyi olmadığı ve tükettiğimiz şekeri azaltmamız gerektiği artık bilinen bir gerçek. “Niye şeker tüketimini azaltmalıyız , ne gibi zararları var, şeker nedir, hangi tür şekerleri azaltmalıyız?”… gelin soruların cevaplarına birlikte bakalım.

Konuyu iyi anlayabilmek için, ilk olarak karbonhidratları yakından incelememiz gerekiyor. Önceki yazımda anlattığım gibi karbonhidratlar sindirildiğinde glikoz, fruktoz ve galaktoz isimli basit şekerlere dönüşür. Fakat zararlarından bahsedilen “şeker”ler bunlar değildir.

Sağlık için çok da iyi olmadığı kabul edilmiş şeker “eklenti şeker”lerdir, yani yiyeceklere işlenme, üretim sırasında sonradan eklenen şekerler.

 

Okumaya devam et…

Soru Cevap – Eylül 2015

Bundan sonra her ay bir soru cevap yazısıyla sizden gelen soruları cevaplayacağım. Karşınızda eylül ayının Instagram üzerinden gelen soruları ve cevapları :)

 

1) Reaktif hipoglisemi beslenmesi nasıl olmalı?

Reaktif hipoglisemide dikkat edilmesi gereken ana nokta, kan şekerini hızlıca yükseltmemek ve hızlı insülin cevabından kaçınmaktır. Bunun için öğünlerin karbonhidrat içeriğine ve glisemik yüküne dikkat etmek önemlidir.

 

2) Guar gum zararlı mı, bazen hindistan cevizi sütünde görüyoruz. Bir de hindistan cevizi şekeri düşük glisemik indeks deniyor, gerçekten düşük mü?

Guar gum, guar bitkisi kaynaklı bir lif. Bağırsak hareketlerini hızlandırmak amaçlı ya da kolesterol değerlerini düşürmek için kullanılabildiği gibi gıda endüstrisi tarafından kıvam arttırıcı olarak da kullanılıyor.

Okumaya devam et…

Öğünler

sebzeli on

Temel beslenme bilgilerinden oluşan yazı dizimin son kısmında, kafaları en çok karıştıran konu olan “öğünler”e değinmek istedim. Kimi diyor 6 öğün yemeden olmaz, kimi diyor 2 öğün en iyisi…

Günde kaç öğün yemeli?.. Maalesef beslenme biliminde her sorunun cevabı içeriğe göre değişebiliyor. Bu soru da onlardan bir tanesi.

Öncelikle göz önünde bulundurulması gereken faktör, bunu soran kişinin amacı.

Amacınız kilo vermek mi, yağ kaybetmek mi, kas kazanmak mı, sağlıklı ve uzun bir ömür yaşamak mı, performansınızı arttırmak mı, insülin direnciniz mi, var ya da hipogliseminiz mi? Vereceğiniz cevaba göre sizin için ideal öğün sayısı değişiklik gösterir.

Genel olarak sık sık ufak öğünlerle beslenmenin metabolizmayı hızlandıracağına ve kilo vermeyi kolaylaştıracağına inanılır.

Yemek yemek metabolizmayı hızlandırmaktadır. Yemek yedikten sonra, vücudunuz yediğiniz yemeği sindirmek için enerji harcar ve buna “termik etki” denir.

Okumaya devam et…

Enerji: Hayatta kalmak; Kilo almak, kilo vermek

sebzeli2 İşin en temelinden başlarsak; bildiğiniz üzere hayatta kalmak için enerjiye ihtiyacımız var, yiyecek ve içecekler ise bizim birincil enerji kaynağımız. Sadece vücudumuzun işleyebilmesi için bile günlük olarak ciddi bir miktarda enerji tüketiyoruz.

Yiyecek ve içeceklerdeki enerjinin birimi kalori (kcal)dir ve laboratuvarlarda bomb calorimeter isimli bir sistemle, yiyeceğin yakılması sonucu ortaya çıkan ısı enerjisi olarak ölçülür.

Bir kişinin hiçbir aktivite yapmadan hayatta kalması için gereken enerjiye bazal metabolizma (BMR) denir. Bazal metabolizma hızı çeşitli formüllerle hesaplanır. Günümüzde kullanılan bir çok formül vardır ve bunlardan en yaygınları Henry, Schofield, Harris-Benedict’tir. Bu formüllerde yaş, boy, kilo, yağ oranı gibi ölçümler kullanılır ve bazal metabolizma hızınız hesaplanır. Formülden formüle sonuçlar %10 civarı farklılık gösterir fakat bu farklılıklar gözardı edilebilecek düzeydedir.

Bazal metabolizma hesaplaması sonucu elde ettiğiniz sayı direkt olarak günlük enerji ihtiyacınıza eşit değildir. Başta sindirim sistemi olmak üzere vücudunuzun bazı eylemleri yapması için ve bunun dışında da sıradan günlük hayat aktivitelerini gerçekleştirmek için bir miktar daha enerjiye ihtiyacımız vardır.

Okumaya devam et…