5 Adımda Şeker Tüketiminizi Azaltın

haribo

Öğrendik ki şeker zararlı ve tükettiğimiz şeker miktarını azaltmak istiyoruz. Peki ya nereden başlamalıyız?

Şeker tüketiminizi azaltmak için izleyebileceğiniz 5 kolay adım aşağıda :)

 

1) Kahvaltılık gevreklere elveda:

Kahvaltılık gevrekler, tam tahıllı olsa bile, yoğun miktarda eklenti şeker ve karbonhidrat içerir. Bu içerik kan şekerinizin hızlıca yükselmesine ve düşmesine neden olur ve sizi kolayca acıktırır. Şeker tüketiminizi azaltırken, kahvaltılık gevrek yerine şeker eklentisiz müsli ya da yulaf ezmesi ve meyve tüketebilirsiniz.

 

Okumaya devam et…

Şeker

Son zamanların popüler başlığı “ŞEKER”

“Şekersiz”, “şeker eklentisiz”, “meyve şekeri eklenmiş” gibi terimler raflardaki ürünleri süslüyor. Şekerin sağlık için çok da iyi olmadığı ve tükettiğimiz şekeri azaltmamız gerektiği artık bilinen bir gerçek. “Niye şeker tüketimini azaltmalıyız , ne gibi zararları var, şeker nedir, hangi tür şekerleri azaltmalıyız?”… gelin soruların cevaplarına birlikte bakalım.

Konuyu iyi anlayabilmek için, ilk olarak karbonhidratları yakından incelememiz gerekiyor. Önceki yazımda anlattığım gibi karbonhidratlar sindirildiğinde glikoz, fruktoz ve galaktoz isimli basit şekerlere dönüşür. Fakat zararlarından bahsedilen “şeker”ler bunlar değildir.

Sağlık için çok da iyi olmadığı kabul edilmiş şeker “eklenti şeker”lerdir, yani yiyeceklere işlenme, üretim sırasında sonradan eklenen şekerler.

 

Okumaya devam et…

Kan Şekeri 101

sebzeli sekizBugünkü yazımda günümüzde çokça duyulan “Kan Şekeri”, “Glisemik İndeks” ve “Glisemik Yük” terimlerine açıklık getirerek, kan şekeri kontrolünü sağlayan başlıca iki hormon olan insülin ve glukagondan bahsedeceğim.

Sağlıklı bir insanda, kan şekeri seviyesi, belli sınırlar içinde oynamaktadır. Kan şekeri açlık halinde ölçüldüğünde, 70 ve 100 mg/dL (3.9 ve 5.5 mmol/L) arası olması beklenir.

Kan şekerini etkileyen başlıca besin grupları, karbonhidratlar ve proteinlerdir. Proteinlerin kan şekeri üzerindeki etkisi karbonhidratlar kadar güçlü değildir.

Karbonhidratların sindirimi ağızda başlar ve emilimi bağırsakta tamamlanır. Karbonhidratların lif dışındaki kısımları, sindirim sonucu monosakkaritlere (basit şekerlere) dönüşür. Monosakkaritler bağırsaklardan emildiğinde kan şekerimiz yükselir ve sonrasında insülin devreye girerek kan şekerimizi normal seviyelere çeker.

 

“Glisemik İndeks” yiyeceklerin yeme sonrası kan şekerini yükseltme hızını gösteren bir ölçüttür.

1981’de Kanada’da Dr. Jenkins tarafından diyabet hastalarına yardımcı olmak amacıyla yürütülen araştırma sonucunda “Glisemik İndeks” konsepti ortaya çıkmıştır. (1) Bu konsepte göre, karbonhidrat içeren besinlerin “en iyi”si, yenildikten sonra kan şekerini en yavaş ve az yükseltendir. Glisemik indeks konsepti, daha öncesinde karbonhidratların kimyasal yapısına göre yapılan “basit” ve “kompleks” sınıflandırmasından çok daha doğru bir sınıflandırma yapmayı mümkün kılmıştır.

Okumaya devam et…